Kedimin Gözünden Sarı Akıntı Geliyor, Ne Yapmalıyım?
Vettown Göktürk Veteriner Kliniği’ne “kedimin gözünden sarı akıntı geliyor” diye gelen hasta sahibi az değil. Sarı akıntı, berrak bir sulanmadan farklı olarak çoğu zaman bir enfeksiyon ya da göz yüzeyi sorununun işaretidir.
Bazen tek seferlik hafif bir çapak zararsızdır. Ama sarı akıntı tekrarlıyorsa, koyulaşıyorsa ya da göz kızarıklığı, kısma ve sulanmayla birlikteyse ciddiye alınmalı; konjonktivit, kornea ülseri ya da feline herpesvirus gibi nedenler olabilir.
Kediniz gözünü kısıyor, gözü kızarıyor, patisiyle gözüne vuruyor ya da akıntı iki güne rağmen geçmiyorsa muayene ettirin. Kediler ağrıyı sakladığı için, sarı akıntı bazen fark edilen ilk ciddi belirti olur.
“Kedimin gözünden sarı akıntı geliyor, ne yapmalıyım?” sorusunun cevabı, akıntının nedenine göre değişir. Kedilerde sarı göz akıntısı; konjonktivit, bakteriyel enfeksiyon, feline herpesvirus, Chlamydia felis, Mycoplasma türleri, kornea ülseri, yabancı cisim, travma veya gözyaşı drenaj problemleri gibi birçok nedenle ortaya çıkabilir.
Özellikle sarı akıntıya göz kızarıklığı, göz kısma, gözünü kapalı tutma, bulanıklık, göze pati atma, hapşırma, burun akıntısı veya iştahsızlık eşlik ediyorsa, durum sadece “çapaklanma” olarak değerlendirilmemelidir. Göz hastalıklarında erken veteriner muayenesi, hem ağrının kontrol altına alınması hem de görmenin korunması açısından önemlidir.
Kedilerde Sarı Göz Akıntısı Nedir?
Sarı göz akıntısı, göz yüzeyinden veya konjonktiva dokusundan gelen yoğun, mukuslu veya iltihaplı görünümlü salgıdır. Bazen göz kenarında kurur ve çapak şeklinde görülür. Bazen de göz kapaklarını yapıştıracak kadar yoğun olabilir.
Normalde göz yüzeyi, gözyaşı filmi ile korunur. Gözyaşı; korneayı nemli tutar, küçük partikülleri uzaklaştırır ve göz yüzeyinin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Ancak gözde enfeksiyon, inflamasyon, ülser, yabancı cisim veya tahriş olduğunda akıntının rengi, miktarı ve kıvamı değişebilir.
Akıntının görünümü bazı ipuçları verebilir:
| Akıntı tipi | Olası anlamı |
|---|---|
| Şeffaf-sulu akıntı | Tahriş, viral başlangıç, gözyaşı drenaj problemi |
| Beyazımsı mukus | Kronik konjonktiva irritasyonu, göz yüzeyi problemi |
| Sarı akıntı | Enfeksiyon veya sekonder enfeksiyon şüphesi |
| Sarı-yeşil yoğun akıntı | Bakteriyel enfeksiyon ihtimali daha yüksek |
| Göz kapaklarını yapıştıran akıntı | İleri konjonktivit, yavru kedi enfeksiyonu, ciddi inflamasyon |
| Kanlı akıntı | Travma veya ciddi doku hasarı ihtimali |
Ancak akıntının rengine bakarak “şu hastalık var” demek doğru değildir. Sarı akıntı görülen bir kedide sadece konjonktivit olabilir; başka bir kedide ise kornea ülseri üzerine gelişmiş sekonder enfeksiyon veya viral hastalık bulunabilir.
Kedimin Gözünden Sarı Akıntı Gelmesinin Nedenleri
Kedilerde sarı göz akıntısının birçok nedeni vardır. Altta yatan neden doğru belirlenmeden damla veya ilaç seçmek güvenli değildir.
Konjonktivit
Konjonktivit, kedilerde sarı göz akıntısının en sık nedenlerinden biridir. Konjonktiva, göz kapaklarının iç yüzeyini ve gözün beyaz kısmını örten ince dokudur. Bu dokunun yangılanması sonucunda gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, sarı akıntı, şişlik ve göz kısma görülebilir.
Kedilerde konjonktivit çoğu zaman enfeksiyöz nedenlerle ilişkilidir. Viral, bakteriyel veya mikoplazmal etkenler konjonktivaya yerleşerek akıntı ve kızarıklık oluşturabilir. Konjonktivit tek gözde başlayabilir, daha sonra iki göze yayılabilir.
Konjonktivit basit gibi görünse de altta yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Çünkü feline herpesvirus, Chlamydia felis, Mycoplasma türleri veya kornea ülseri gibi durumlar konjonktivit tablosuyla birlikte görülebilir.
Feline Herpesvirus Enfeksiyonu
Feline herpesvirus-1, kedilerde göz hastalıklarının önemli nedenlerinden biridir. Bu virüs konjonktivit, keratit ve kornea ülserlerine yol açabilir. Bazı kedilerde göz akıntısı ve çapaklanma, üst solunum yolu belirtileriyle birlikte görülür.
Herpesvirus kaynaklı göz hastalıklarında akıntı başlangıçta daha sulu olabilir. Ancak zamanla sekonder enfeksiyon gelişirse sarı veya sarı-yeşil akıntı görülebilir. Göz kızarıklığı, göz kısma, sık göz kırpma, hapşırma, burun akıntısı ve iştahsızlık eşlik edebilir.
Bu hastalık bazı kedilerde tekrarlayıcıdır. Stres, bağışıklık düşüklüğü, yeni bir hayvanla temas, taşınma veya başka hastalık dönemlerinde belirtiler yeniden ortaya çıkabilir.
Bakteriyel Enfeksiyonlar
Sarı veya sarı-yeşil göz akıntısı bakteriyel enfeksiyon şüphesini artırır. Ancak bakteriyel enfeksiyon çoğu zaman tek başına oluşmaz. Viral enfeksiyon, kornea ülseri, yabancı cisim, travma veya kronik konjonktivit üzerine ikincil olarak gelişebilir.
Bu yüzden “sarı akıntı var, antibiyotik damla yeterlidir” yaklaşımı doğru değildir. Enfeksiyonun nerede olduğu, korneanın etkilenip etkilenmediği ve gözde ülser bulunup bulunmadığı mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle tekrarlayan veya tedaviye dirençli sarı akıntılarda sitoloji, kültür ve antibiyogram gerekebilir.
Chlamydia felis ve Mycoplasma Enfeksiyonları
Kedilerde bazı enfeksiyöz etkenler özellikle konjonktivayı etkileyerek akıntı ve kızarıklığa neden olabilir. Chlamydia felis ve Mycoplasma türleri, kedilerde konjonktivit ve göz akıntısı ile ilişkilendirilebilir.
Bu tip enfeksiyonlarda gözde kızarıklık, sarımsı akıntı, konjonktival şişlik ve bazen iki gözde birden belirti görülebilir. Çok kedili evlerde, barınaklardan gelen kedilerde veya yavru kedilerde bulaşıcı enfeksiyonlar daha sık gündeme gelebilir.
Kesin ayrım için muayene bulguları ve gerekirse PCR gibi ileri testler kullanılabilir.
Kornea Ülseri
Kornea, gözün en önündeki saydam tabakadır. Bu tabakada çizik, yara veya doku kaybı oluşmasına kornea ülseri denir. Kornea ülseri olan kedilerde gözden sarı akıntı gelebilir; ancak genellikle buna ağrı belirtileri eşlik eder.
Kornea ülserinde görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Göz kısma
- Gözünü kapalı tutma
- Sulanma
- Kızarıklık
- Göze pati atma
- Işıktan rahatsız olma
- Kornea yüzeyinde bulanıklık
- Sarı veya mukuslu akıntı
Kornea ülseri; travma, kedi kavgası, tırmalanma, yabancı cisim, göz kapağı problemi veya feline herpesvirus ile ilişkili olabilir. Ülser varlığında bazı göz damlalarının kullanımı sakıncalı olabileceği için, sarı akıntı ve göz kısma birlikte görülüyorsa fluorescein testiyle kornea mutlaka değerlendirilmelidir.
Yabancı Cisim
Kum, toz, tüy, bitki parçası veya küçük partiküller göz kapağı altına kaçabilir. Kedilerde kum kabı kullanımı, dış ortam teması veya oyun sırasında yabancı cisim riski oluşabilir.
Yabancı cisim gözü tahriş ettiğinde önce sulanma ve göz kısma görülebilir. Tahriş devam ederse akıntı sarı renge dönebilir. Yabancı cisim her zaman dışarıdan görülmez; üst göz kapağı veya üçüncü göz kapağı altında saklanabilir.
Travma
Kedilerde kedi kavgası, tırmalanma, düşme, çarpma veya ev içi kazalar gözde travmaya neden olabilir. Travma sonrası gözde kızarıklık, sulanma, sarı akıntı, kanama veya göz kısma görülebilir.
Dışarıdan sadece akıntı var gibi görünse bile kornea çizikleri, ülser, göz içi kanama veya lens hasarı oluşmuş olabilir. Travma öyküsü olan göz problemleri acil değerlendirilmelidir.
Yavru Kedilerde Sarı Göz Akıntısı
Yavru kedilerde sarı göz akıntısı özellikle ciddiye alınmalıdır. Yavru kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonları, konjonktivit ve göz kapaklarının yoğun akıntı ile yapışması sık görülür.
Göz kapakları uzun süre yapışık kalırsa akıntı içeride birikebilir ve kornea zarar görebilir. Yavru kedinin gözlerini evde zorla açmaya çalışmak, kornea yüzeyine zarar verebilir. Dolayısıyla yavru kedide sarı akıntı, çapaklanma ve göz kapaklarında yapışma varsa veteriner muayenesi geciktirilmemelidir.
Hangi Belirtiler Görülür?
Kedilerde sarı göz akıntısı tek başına veya başka belirtilerle birlikte görülebilir. Eşlik eden belirtiler, altta yatan hastalığın ciddiyetini anlamada önemlidir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Sarı veya sarı-yeşil göz akıntısı
- Göz çevresinde çapaklanma
- Göz kapaklarının yapışması
- Gözde kızarıklık
- Gözde sulanma
- Göz kısma
- Gözünü kapalı tutma
- Sık göz kırpma
- Üçüncü göz kapağının belirginleşmesi
- Göze pati atma
- Göz yüzeyinde bulanıklık
- Işıktan rahatsız olma
- Hapşırma ve burun akıntısı
- Halsizlik veya iştahsızlık
- Yavru kedilerde gözlerin yapışması
| Belirti | Olası anlamı |
|---|---|
| Sarı akıntı ve hafif kızarıklık | Konjonktivit, enfeksiyon başlangıcı |
| Sarı akıntı ve göz kısma | Ağrı, kornea ülseri, yabancı cisim |
| Sarı akıntı ve hapşırma | Viral üst solunum yolu enfeksiyonu |
| Sarı-yeşil yoğun akıntı | Bakteriyel veya sekonder enfeksiyon |
| Akıntı ve bulanıklık | Kornea ülseri, üveit veya glokom |
| Yavru kedide göz yapışması | Hızlı ilerleyebilen enfeksiyon |
Özellikle sarı akıntı ile birlikte göz kısma, bulanıklık, şiddetli kızarıklık, travma veya görme kaybı varsa durum acil değerlendirilmelidir.
Kedi ve Köpekte Farklılık Var mı?
Evet, kedi ve köpeklerde sarı göz akıntısının nedenleri bazı yönlerden farklıdır.
Kedilerde sarı göz akıntısında enfeksiyöz konjonktivitler, feline herpesvirus, Chlamydia felis, Mycoplasma türleri ve yavru kedi üst solunum yolu enfeksiyonları daha fazla öne çıkar. Kediler ağrıyı saklama eğiliminde olduğu için, sadece sarı akıntı fark edilen bir hastada kornea ülseri gibi daha ciddi bir problem bulunabilir.
Köpeklerde ise sarı akıntı kuru göz, alerjik konjonktivit, bakteriyel sekonder enfeksiyon, entropion, kirpik anomalileri, yabancı cisim veya basık yüzlü ırklarda kornea ülseri ile ilişkili olabilir. Köpeklerde koyu, yapışkan ve tekrarlayan akıntı kuru göz açısından daha dikkat çekicidir.
O nedenle göz akıntısının rengi benzer olsa da kedi ve köpekte tanısal yaklaşım farklı olabilir.
Hangi Durumlarda Acildir?
Kedinizin gözünden sarı akıntı geliyorsa ve aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa veteriner göz muayenesi geciktirilmemelidir.
| Acil belirti | Neden önemlidir? |
|---|---|
| Gözünü kısması veya kapalı tutması | Genellikle ağrı belirtisidir |
| Gözde bulanıklık | Kornea ülseri, ödem, üveit veya glokom olabilir |
| Travma sonrası sarı akıntı | Kornea veya göz içi yapılar zarar görmüş olabilir |
| Ani görme kaybı | Retina, glokom veya sinirsel problem olabilir |
| Şiddetli kızarıklık | Glokom, üveit veya ciddi inflamasyon olabilir |
| Sarı-yeşil yoğun akıntı | Enfeksiyon ilerliyor olabilir |
| Göze pati atma | Kornea hasarını artırabilir |
| Göz kapaklarının yapışması | Özellikle yavru kedilerde hızlı ilerleyebilir |
| Göz bebeğinde değişiklik | Göz içi hastalık belirtisi olabilir |
| Göz büyümüş gibi görünüyorsa | Glokom şüphesi doğurur |
Kornea ülseri, glokom, travma, ani körlük ve şiddetli ağrı durumlarında erken müdahale görme kaybı riskini azaltabilir.
Veteriner Hekim Muayenesinde Neler Yapılır?
Veteriner göz muayenesi, sarı akıntının nedenini anlamak için sistematik şekilde yapılır. Amaç sadece akıntıyı temizlemek veya baskılamak değil, altta yatan hastalığı bulmaktır.
Muayenede genellikle şu başlıklar değerlendirilir:
- Akıntının ne zamandır olduğu
- Tek gözde mi, iki gözde mi olduğu
- Akıntının rengi ve kıvamı
- Göz kısma veya ağrı belirtisi
- Gözde kızarıklık veya bulanıklık varlığı
- Hapşırma, burun akıntısı veya genel hastalık bulguları
- Travma veya kavga öyküsü
- Daha önce kullanılan damla veya ilaçlar
- Göz kapakları ve kirpiklerin yapısı
- Konjonktiva ve üçüncü göz kapağı
- Kornea yüzeyinin saydamlığı
- Göz bebeği refleksleri
- Göz içi basıncı
- Retina ve fundus değerlendirmesi
Bu muayene sonucunda hangi tanısal testlerin gerekli olduğu belirlenir.
Kullanılabilecek Tanısal Testler
Fluorescein Testi
Fluorescein testi, kornea yüzeyinde çizik veya ülser olup olmadığını değerlendirmek için kullanılan temel testlerden biridir. Özel bir boya göz yüzeyine uygulanır. Kornea yüzeyinde doku kaybı varsa bu alan belirginleşir.
Sarı akıntıya göz kısma, sulanma, ağrı, bulanıklık veya travma eşlik ediyorsa kornea ülseri mutlaka değerlendirilmelidir. Kornea ülseri varlığında bazı göz damlalarının kullanımı sakıncalı olabilir.
Schirmer Gözyaşı Testi
Schirmer gözyaşı testi, gözyaşı üretimini ölçer. Kedilerde kuru göz köpeklere göre daha az görülse de mukuslu, yapışkan ve tekrarlayan akıntılarda gözyaşı üretimi değerlendirilebilir.
Tonometri
Tonometri, göz içi basıncını ölçen testtir. Sarı akıntı tek başına glokom belirtisi değildir; ancak akıntıya kızarıklık, bulanıklık, göz kısma, ağrı veya görme kaybı eşlik ediyorsa göz içi basıncı ölçümü önemlidir.
Göz içi basıncı yüksekse glokom, düşükse üveit gibi yangısal hastalıklar açısından değerlendirme yapılır.
Oftalmoskopi / Fundus Muayenesi
Oftalmoskopi ile retina, optik sinir ve gözün arka bölümü değerlendirilir. Ani görme kaybı, göz bebeği refleks bozukluğu, hipertansiyon şüphesi veya sistemik hastalıklara bağlı göz bulgularında fundus muayenesi önemlidir.
Sitoloji, Kültür ve PCR
Yoğun, tekrarlayan veya tedaviye dirençli sarı göz akıntılarında sitoloji yapılabilir. Bakteriyel enfeksiyon şüphesinde kültür ve antibiyogram gerekebilir. Feline herpesvirus, Chlamydia felis veya Mycoplasma gibi etkenlerden şüphelenildiğinde PCR testleri tanıya yardımcı olabilir.
Tedavi Genel Olarak Nasıl Planlanır?
Kedilerde sarı göz akıntısının tedavisi, altta yatan nedene göre planlanır. Her sarı akıntıya aynı damla veya aynı tedavi yaklaşımı doğru değildir.
Tedavi genel olarak şu başlıklara göre şekillenebilir:
Konjonktivit varsa altta yatan nedene yönelik yaklaşım
Enfeksiyon şüphesi varsa muayene ve gerekirse test sonuçlarına göre antimikrobiyal planlama
- Feline herpesvirus şüphesinde antiviral ve destekleyici yaklaşım
- Chlamydia veya Mycoplasma şüphesinde etkene yönelik planlama
Kornea ülseri varsa korneayı koruyucu ve iyileşmeyi destekleyici tedavi
- Yabancı cisim varsa uzaklaştırılması
- Travma varsa hasarın derecesine göre tedavi planı
- Üveit veya glokom varsa göz içi hastalığa yönelik planlama
- Ağrı ve göz yüzeyi rahatsızlığının kontrollü yönetimi
Tedavide amaç sadece sarı akıntıyı azaltmak değildir. Asıl hedef, sarı akıntıya neden olan hastalığı doğru belirlemek ve buna uygun bir plan oluşturmaktır.
Evde Ne Yapılmalı, Ne Yapılmamalı?
Kedinizin gözünden sarı akıntı geliyorsa evde yapılabilecek bazı güvenli destekler vardır; ancak bunlar veteriner muayenesinin yerine geçmez.
Evde Yapılabilecekler
Göz çevresindeki akıntıyı steril serum fizyolojik ile nazikçe temizleyebilirsiniz.
Temizleme sırasında göze bastırmayın ve ovalamayın.
Her göz için ayrı pamuk veya gazlı bez kullanın.
Tozlu kum, sigara dumanı, oda spreyi, parfüm ve temizlik ürünü buharlarından uzak tutun.
Akıntının rengini, miktarını ve tek mi çift gözde mi olduğunu not edin.
Hapşırma, burun akıntısı, iştahsızlık gibi ek belirtileri gözlemleyin.
Kediniz gözüne pati atıyorsa veteriner hekiminizin önerisiyle yakalık kullanabilirsiniz.
Evde Yapılmaması Gerekenler
İnsanlar için kullanılan göz damlalarını uygulamayın.
Eski veya başka bir hayvana verilmiş damlayı kullanmayın.
Kortizonlu damlaları muayenesiz kullanmayın.
Antibiyotikli damlayı gelişigüzel kullanmayın.
Gözü çay, bitkisel karışım, kolonya veya antiseptiklerle temizlemeyin.
Yapışmış göz kapaklarını zorla açmayın.
Gözde ağrı, bulanıklık veya görme kaybı varsa beklemeyin.
Yavru kedide sarı akıntıyı hafife almayın.
Evde amaç, gözü daha fazla tahriş etmeden temiz tutmak ve kısa sürede doğru tanı için veteriner göz muayenesi planlamaktır.
Kortizonlu veya Antibiyotikli Göz Damlalarının Bilinçsiz Kullanım Riski
Kedilerde sarı göz akıntısında en sık yapılan hatalardan biri, evde bulunan eski göz damlalarını kullanmaktır. Ancak sarı akıntının nedeni bilinmeden kullanılan damlalar bazı hastalarda durumu kötüleştirebilir.
Özellikle kortizon içeren göz damlaları, kornea ülseri olan bir kedide ciddi risk taşır. Kornea ülseri varken kortizon kullanımı ülserin derinleşmesine, enfeksiyonun ilerlemesine ve iyileşmenin gecikmesine neden olabilir. Bazı vakalarda göz bütünlüğünü tehdit eden komplikasyonlar gelişebilir.
Antibiyotikli damlalar da her sarı akıntıda doğru seçenek değildir. Eğer akıntının nedeni viral enfeksiyon, yabancı cisim, glokom, üveit veya kornea ülseri ise antibiyotik tek başına yeterli olmayabilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı ayrıca direnç gelişimine katkıda bulunabilir.
Bunun için “kedimin gözünden sarı akıntı geliyor, hangi damlayı kullanayım?” sorusundan önce “kedimin gözünden sarı akıntı neden geliyor?” sorusunun yanıtlanması gerekir.
Geç Kalınırsa Ne Olur?
Kedilerde sarı göz akıntısı bazen basit bir enfeksiyon gibi görünse de, altta ciddi bir hastalık varsa gecikme kalıcı hasara yol açabilir.
Geç kalındığında şu komplikasyonlar gelişebilir:
- Kronik göz ağrısı
- Kornea üzerinde kalıcı leke
- Derin kornea ülseri
- Kornea perforasyonu
- Göz içi enfeksiyon
- Üveite bağlı komplikasyonlar
- Glokoma bağlı optik sinir hasarı
- Kalıcı görme kaybı
- Yavru kedilerde göz yüzeyinde ciddi hasar
- İleri vakalarda gözün cerrahi olarak alınması gerekebilir
Erken veteriner göz muayenesi, hem hastalığın nedenini doğru belirlemeyi hem de görme kaybı riskini azaltmayı sağlar.
Göktürk ve çevresinde evcil dostunuzun göz sağlığı için Vettown Göktürk Veteriner Kliniği‘ne başvurabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kedimin Gözünden Sarı Akıntı Geliyor, Ne Yapmalıyım?
Kedinizin gözünden sarı akıntı gelmesi enfeksiyon ihtimalini artırır; ancak tek başına tanı değildir. Konjonktivit, feline herpesvirus, bakteriyel enfeksiyon, Chlamydia felis, Mycoplasma, kornea ülseri, yabancı cisim, travma veya göz içi hastalıklar sarı akıntıya neden olabilir.
Belirti hafif ama geçmiyorsa yine de muayene gerekir mi?
Özellikle sarı akıntıya göz kısma, kızarıklık, sulanma, bulanıklık, göze pati atma, travma veya görme kaybı eşlik ediyorsa veteriner göz muayenesi geciktirilmemelidir. Erken tanı, hem ağrının kontrol edilmesini hem de görmenin korunmasını sağlar.
Kedimin Gözünden Sarı Akıntı Geliyor, Ne Yapmalıyım?
Kedinizin gözünden sarı akıntı geliyor, gözünde kızarıklık, sulanma, göz kısma veya bulanıklık fark ediyorsanız göz muayenesini ertelemeyin. Kliniğimizde veteriner oftalmoloji yaklaşımıyla; fluorescein testi, Schirmer gözyaşı testi, tonometri, oftalmoskopi ve gerekli durumlarda sitoloji, kültür veya PCR gibi ileri tanı yöntemleri kullanılarak kedinizin göz problemi detaylı şekilde değerlendirilir.
Evde göz damlası kullanabilir miyim?
Veteriner muayenesi yapılmadan evdeki göz damlalarını kullanmamanızı öneririz. Özellikle kortizonlu damlalar, kornea ülseri durumunda ülserin derinleşmesine neden olabilir. Hangi damlayı kullanacağınızı belirlemek için önce muayene gerekir.
Bu belirti kaç günde geçer, ne kadar bekleyebilirim?
Göz kapanması çoğu zaman ağrı belirtisidir. Birkaç saatten uzun sürüyorsa, gözde kızarıklık, bulanıklık, akıntı veya travma öyküsü varsa beklemeden muayene yaptırmanız gerekir. Bazı göz hastalıkları hızlı ilerleyebilir.
Tek göz mi, iki göz mi daha tehlikeli?
Her ikisi de ciddiye alınmalıdır. Tek göz kapanması çoğu zaman o gözde yerel bir problem olduğuna işaret eder. İki göz birden etkileniyorsa viral enfeksiyon veya sistemik bir hastalık daha olası olabilir. Her iki durumda da veteriner değerlendirmesi gerekir.



